Dr.Alişan ÇİFTCİ

16 Ocak 2009 Cuma 23:15 DİĞER KÖŞE YAZILARI

FAİLİ MEÇHUL HASTALIK HİPERTANSİYON (HT)

İnsan vücudundaki bütün organ ve dokular canlılıklarının devamı için kana gereksinim duyarlar. Adeta bir pompa gibi çalışan kalp ihtiyaç olan kanı damarlar arcılığıyla vücudun en uç noktalarına kadar gönderir. Bu yüzden tüm damarlarda bir basınç mevcuttur tıpkı sekizinci kattaki evimize suyu taşıyan su borularındaki gibi… Halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen ‘hipertansiyon’da damarlardaki kan basıncının normalin üzerinde olması durumudur.

Tüm dünyada yaklaşık 1 milyar kişinin hipertansiyon (HT) hastası olduğu düşünülüyor. Ülkemizde 18 yaş üzeri popülasyonda görülme sıklığı yüzde 31.8 erkeklerde yüzde 27.5, kadınlarda ise yüzde 36.1 dir. Yani ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişi hipertansiyon hastası ve daha da önemlisi bu hastalardan 3’te 2’si yani yaklaşık 10 milyon kişi HT hastası olduğunu bilmiyor. Uzmanların ‘gizli düşman’ ‘sessiz katil’ olarak adlandırdıkları HT öyle bir hastalık ki organ hasarına neden olmadan hiçbir belirti vermiyor.

Tansiyonun yüksek olmasından kasıt rakamsal olarak büyük 12 (120 mm/hg), küçük 8 (80mm/hg) olan normal değerlerin, büyük 14 (140mm/hg), küçük 9 (90mm/hg) şeklinde yükselmesidir. HT teşhisinde tek yöntem düzenli olarak tansiyon ölçtürmektir. Tabi tansiyon ölçümünün de uzman kişilerce uygun şartlarda yapılmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde doğru yapılmayan ölçümler hastaları ve doktorları yanıltabilir. HT teşhisinin konması için kan basıncı yüksekliği kendi başına yeterli olmamakla birlikte hastalık tablosunu gösteren fizik muayene bulguları ve laboratuar tetkikleri de gereklidir. Hekim bu veriler ışığında hastaya HT teşhisini koyar ve zaman kaybetmeden gerekli tedaviye başlar.

HT nedeni yüzde 90-95 hastada bilinmemekle birlikte (primer hipertansiyon), yüzde 5-10 hastada başka bir hastalığa bağlıdır. (sekonder hipertansiyon). İşte bu yüzden faili meçhul bir hastalık olarak adlandırdığım hipertansiyona yol açan nedenlerin önemli bir kısmı böbrek kaynaklıdır. Endokrin(hormonal) sebepler de bir diğer önemli grubu oluşturmaktadır. Böbrek hastalığı tedavi edilmeden hipertansiyonun kontrol altına alınması çok zordur. Bazı durumlarda da HT böbrek hastalığına yol açabilir. Bu durum aynen ‘yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan’ paradoksu gibi karmaşık bir hal alabilir.

Hipertansiyonun vücuda verdiği zararlara gelince, nasıl evimizdeki su borularındaki basınç artışı tıkanma ve patlamalara yol açıyorsa, HT de damarlarda patlamalara, tıkanmalara, ulaştığı organ ve dokularda hasara yol açabilir. Hipertansiyonun vücuda verdiği zararları şöyle özetleyebiliriz:

**Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma, tıkanma ve buna bağlı olarak kalp krizi

**Böbrek yetmezliği

**Beyin kanaması ve felç

** Görme azalması ve korluk

İnsanlığın üzerinde uzun yıllardan beri bir zulüm olan sigara akciğer ve kalp hastalıklarının başlıca etkeni olduğu gibi HT nedenleri içinde de azımsanmayacak bir yere sahiptir. Sigara doğrudan damar buzucu etkisi ile kanın gideceği yolları daraltıp basıncı artırır. İçilen her sigara 15 dakika tansiyonu yükseltir, basınç bir diğeri ile tekrar yükselir, bir zaman sonra da asla geriye dönmez ve HT tablosuna yol açar.

Neyse ki altta yatan nedenler bilindiği zaman tedavi edilebilir bir hastalıktır hipertansıyon. Tedavisi ise kan basıncının normal düzeylere çekilmesi ve basınç yüksekliğine bağlı organ hasarlarının azaltılması şeklinde özetlenebilir. İlaç tedavisine başlamadan önce yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet uygulamaları ile kan basıncı kontrol edilmeye çalışılır. Gerektiğinde buna ek olarak da basınç düşürmede etkili ilaçlar kullanılır.

Diyet önerileri arasında öncelikle tuz kısıtlaması gelir.(günde 6 gr ve daha az) Nitekim hiç tuz kullanmayan Avustralya’daki Aborjin kavimlerinde yok denecek kadar az HT görülmesi tuz kullanımının insan sağlığı açısından ne denli önemli olduğunun açık ipuçlarını veriyor. Alkol tüketimi kısıtlanmalı ve mümkünse bırakılmalı, fazla kilolu isek kilo verilmeli ve düzenli egzersizler yapılmalıdır. Haftada 3 kez 30 dk yürüyüş ve koşular yapılmalıdır. (Sağlıklı yaşam için sokaklarda koşular yapan insanlara toplumumuzca yapılan olumsuz yargılar ve psikolojik baskılar,’’sabah sabah işi gücü yok deli gibi koşuyor’’ şeklindeki yaklaşımlar insanlarımızın koşu ve gezersizlerden uzak amansız kalp-damar hastalıklarına yakın olmasına sebebiyet veren sosyolojik bir problemdir. Bu ve bunun gibi toplumsal yara niteliğindeki konular hakkında ileriki zamanlarda yazı yazmanın gerekli olduğu kanaatindeyim)

Hastaların verilen diyete uymaları çok önemlidir. Meyve ve hububat ürünlerince zengin, duşuk yağlı sut ürünleri, balık; baklagiller, tavuk, yağsız etler ve zeytinyağlı yemekler yemek HT riskini minimuma indirir ve mevcut HT hastalarının tedavisi için de oldukça onemlidir. Akdeniz ülkelerinde yaşayanlarda kalp-damar hastalıkları riskinin düşük olması da bunun bir kanıtıdır.

HT için önerilen yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet sadece HT hastaları için değildir. Hasta olmayanların da bunlara dikkat etmesi onların ileriki zamanlarda HT ile karşı karşıya gelme ihtimallerini minimize eder. Bahsettiğimiz önlemlerin alındığı hastalarda tedavinin devamında ilaç tedavisi başlar. Burada da dikkat edilmesi gereken husus ilaçların sürekli ve düzenli kullanılmasıdır. Çünkü HT tedavisi omur boyudur ve ancak bu şekilde gerçek ve etkili bir tedaviden söz edilebilinir.

Yazıma tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ürkütücü boyutlara ulaşan hipertansiyonun Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ‘Türkiye’de HT Raporu’ verileri ile son vermek istiyorum. Raporda İç Anadolu bölgesinden Aksaray ili yüzde 31,1’lik oran ile en fazla HT görülen il unvanı ile yer alırken, şehir merkezlerinde yaşayanların kırsal kesimdekilerinse oranla hastalığın pençesine daha çabuk düştüğü ortaya çıktı. Balıkesir yüzde 29,8, Ordu 22,4, Erzincan yüzde 21,8, Gaziantep yüzde 18,4, Mersin yüzde 14,3 ve Muğla yüzde 12,6 düzeylerinde olduğu görüldü. Bu oranlarla Akdeniz mutfağının önemi bir kez daha gözler önüne serilmekte…

Hipertansiyondan uzak sağlıklı ve hayırlı günler dileğimle hoşçakalın…

19618 defa okundu.
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • Efdal ÇİFTCİ - 19 Nisan 2013 Cuma 11:18
    Başarılı bir çalışma olmuş benim ve HT hakkında bilgisi olmayanların aydınlatılması güzeldi, başarılar diliyor devamını bekliyorum.İyi çalışmalar.
  • hüseyin ünal - 28 Temmuz 2010 Çarşamba 15:39
    sayın hocam bu hastalığın ne olduğunu bize öğrettiğiniz çok teşekkürler başarılar dlerim
  • ahmet mühür - 14 Mart 2009 Cumartesi 19:37
    sayın yazar yazınızı bi güncelleyin artık 1 aydır hep aynı yazı...
  • mehmet mert - 05 Mart 2009 Perşembe 00:27
    adını duyupta içeriğini bilmediğimiz bütün hastalıkların izahlarını sabırsızlıkla öğrenmek istiyoruz.başarılarının devamını bekliyor can-ı gönülden tebrik ediyoruz
  • hasan hüseyin uslu - 11 Şubat 2009 Çarşamba 01:59
    benim ismimle kim yorum yaptı anlamış değilim isim benzerliğimi acaba...? AVDANCIKLIYIM...
  • hasan hüseyin uslu - 08 Şubat 2009 Pazar 20:20
    bi arkadaş bayatladı diye yorum yazmış bence bu çok komik bir olay çünkü doktor beyin parmak bastığı konu bayatlayamıyacak kadar güncel bir konu asla unutmamamız gerekir bizimle bu konu ile ilgili yazısını paylaşan yazar ve doktorumuza tebriği bir borç bilirim..
  • osman nuri - 03 Şubat 2009 Salı 17:15
    sayın yazar yazınızı bi güncelleyin artık 1 aydır hep aynı yazı...
  • OSMAN CİVAN - 03 Şubat 2009 Salı 16:39
    Esas bir Beyşehirli ve meslektaşın olarak bu yazından ötürü seni ayakta alkışladım.Halkımızın diline bu denli inebilmeyi başarmış ender doktorlardansın.Tebrik ediyorum sayın meslektaşım...
  • berat genç - 29 Ocak 2009 Perşembe 17:34
    baysehir gazetesinde faydalı bi yazı olmuş insanlar tıp konusunda biraz aksaklar devamı gelir inşl tebik ediyorum......başarılar
  • Seçil Topçu - 28 Ocak 2009 Çarşamba 22:05
    tebrik ederim.yazını çok beğendim.başka konularda da bizi aydınlatman dileğiyle
  • aleyna - 28 Ocak 2009 Çarşamba 11:58
    başarılarının devamını dilerim hayırlı olsun
  • enes kader - 28 Ocak 2009 Çarşamba 00:07
    yazınızı okudum ve gerçekten insanların bilmesi gereken bi konuya değinmişsiniz. yazılarınızın devamını bekliyorum. başarılar
  • vefa hamzaçebioğlu - 27 Ocak 2009 Salı 20:40
    doktor bey tebrikler çok güzel konu seçmişsiniz..........devamını bekliyoruz aynı şekilde güzel konularla tebrik ewderm...
  • ali aydoğan - 27 Ocak 2009 Salı 20:35
    hayırlı olsun yazıların çıkmaya başlamiş inşl devamı gelir tebrikler ............tebrikler
  • adem uslu - 27 Ocak 2009 Salı 19:48
    tşk ederim güzel bilgiler sağlık herşeyden önemli bunuda önemle belirtmişsin burda devamını bekliyoruz saygılarımla hyrlı OLSUN
  • bekir berat - 27 Ocak 2009 Salı 15:53
    kardeşim tebrik ederim...başarılarının ve yazılarının devamını bekliyoruz...Allah yardımcın olsun
  • kasım tufekci - 27 Ocak 2009 Salı 13:50
    doktor bey çok teşekkürler tebrik ederim yazılarınızın devamını bekliyoruz
  • ali şeker - 27 Ocak 2009 Salı 10:09
    halk arasında bilinen yüksek tansiyon yani hipertansiyon konu başlıklı yazını okuyup konuya yaklaşımını çok beğendiğimi ifade etmek isterim.
    güzel konulara deyınmışşin başiarılarının devamını dilerim.
  • mustafa - 27 Ocak 2009 Salı 09:17
    Günümüzde sağlığın önemini tüm vatandaşların kavraması gerektiğini Sn Dr.Alişan ÇİFTÇİ'nin de bu tür yazılarla bizleri bilgilendirmesi çok sevindirici yazılarınızın devamını bekliyoruz
  • zarife çabukcan - 27 Ocak 2009 Salı 09:14
    tıp dilini halk diline indirgeyen faydalı bir köşe...doktorlardan alamadığımız açıklamaları bu köşeden almak güzel...
  • Seçil Güven - 27 Ocak 2009 Salı 00:40
    tebrik ederim...
    çok başarılı bir yazı,bu böyle kalmasın devamını bekliyoruz....
  • sinantelli - 26 Ocak 2009 Pazartesi 23:47
    yazı cok açıcı ve anlatımlı herşeyden önce faydalı şimdiden başarılar alişan doktor
  • derya özcan - 26 Ocak 2009 Pazartesi 23:13
    sayın alişan bey..çok faydalı bir yazı olmuş emeğinize sağlık..
  • dilek şımarık - 26 Ocak 2009 Pazartesi 22:29
    cok yernde bılgıler vermısn tesekkurler alişan doktor.basarılarının devamını dılerim.
  • M.T.A (JAPON) - 26 Ocak 2009 Pazartesi 22:07
    kardeşim hayırlı olsun... Hadi işallah devamınıda bekleriz..
  • mehmet seyhan - 26 Ocak 2009 Pazartesi 22:04
    çok değerli kişilik ve sağlık uzmanı dr. alişan çiftci abimizin engin bilgilerini bize aktardığınız için öncelikle sitenize teşekkür ederim.Alişan abi yolun açık olsun
  • ekrem telli - 26 Ocak 2009 Pazartesi 21:42
    verdıgın bılgılere katılıyorum.güzel konulara deyınmışşin bılgımız yoktu pek araştırmamıştım sayende okumuş oldum teşekkur ederim.
    hayatında başarılar dilerim.iyi çalışmalar yeni konu başlıklarınıda okumak isteriz.Beyşeyirimiz adına birşeylerde bekleriz tabbii kii..
  • alişan islam - 26 Ocak 2009 Pazartesi 21:30
    Her kezin olmak istediği bir meslek, hayırlı uğurlu olsun başarılarının devamını dilerim.
  • yılmaz bayraktar - 26 Ocak 2009 Pazartesi 21:26
    sn alişan çiftçi türk halkı arasında bilinen yüksek tansiyon yani hipertansiyon konu başlıklı yazını okuyup konuya yaklaşımını çok beğendiğimi ifade etmek isterim.umarım benim gibi yüksek tansiyon rahatsızlığı olan arkadaşlrımda bu yazıyı dikkate alırlar.. bizi aydınlattığın için teşekkürü sana borç bilir başarıların devamını dilierim..
  • ramazan çiftci - 24 Ocak 2009 Cumartesi 22:51
    doktor alişan sana yakıştırdım başarıların dewamını dilerim
KONYA ⇓
İmsak 04:51
Güneş 06:16
Öğle 12:56
İkindi 16:31
Akşam 19:22
Yatsı 20:41
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 3.4321     EURO 4.0965     IMKB 109704     ALTIN 147,771    
19°KONYA



     Aktif Anket Yok...